STRATEJİ DEYİNCE
- Abidin KILIÇ

- 25 May
- 3 dakikada okunur

Strateji, belirlenen uzun vadeli hedeflere ulaşmak için izlenen genel yol haritası ve planlama bütünüdür.
Stratejinin Temel Özellikleri ise;
-Amaca odaklıdır: Önceden belirlenmiş bir vizyon veya hedefe ulaşmak için atılan adımları kapsar.
-Geleceği şekillendirir: Olasılıkları öngörerek bugünden verilecek doğru kararları belirler.
-Bütüncül bir plandır: Kısa vadeli adımlardan ziyade uzun vadeli başarıyı hedefler.
Yani bir stratejik hedefe ulaşmak için planların olmalı ve bu planlar birbiri ile eşgüdüm içinde olmalı.
Ben siyasi tarihte dört ismi diğer siyasetçilerden ayırırım. Bunlar bence en iyi strateji yapan siyasetçiler. Nedenleriyle sıralıyorum.
1. Mustafa Kemal Atatürk, askeri bir deha ve strateji ustası olarak tarihe geçmiştir. Onun stratejik dehasını birkaç temel başlıkta ele alabilirim:
- Çanakkale Savaşı'nda "Süngü Tak" Emri (1915)
Düşmanın en güçlü olduğu anda, cephanesi tükenen askerine "Süngü tak" emri vererek Conk Bayırı'nda düşmanı durdurdu. Düşmanın psikolojik üstünlük algısını kırmak, cephane yokluğunda bile taarruz ruhunu canlı tutmak — bu, stratejik okullarda ders olarak okutuluyor.
- Tek Cephe Stratejisi (Kurtuluş Savaşı)
Cepheyi tek bir noktada toplamak, gücü parçalamamak. Doğu'da Ermenileri, Güney'de Fransızları, Batı'da Yunanları ayrı ayrı ve sırayla yenmek yerine, önce doğu ve güney cephelerini temizleyip asıl vuruşu Batı Cephesi'ne yapmak. Bu, Clausewitz'in "kütle ilkesi"nin (mass principle) en saf uygulamalarından biridir.
- Büyük Taarruzda Gizlilik ve Alatma
1922 yazında ordunun yoklama ve gece yürüyüşleriyle düşman yanıltıldı. Ordunun asıl taarruz noktası güneyden değil, kuzeyden (Dumlupınar) yapıldı. Hareketin tamamen gizli tutuldu. Ve Mustafa Kemal'in bizzat el yazısıyla yazdığı emirler dışında hiçbir yazılı belge dolaşmadı.
- "Hatt-ı Müdafaa Yoktur, Sath-ı Müdafaa Vardır"
1921 Sakarya Meydan Muharebesi öncesi yayımladığı bu emir, klasik cephe savunmasını reddedip derinlemesine bir savunma anlayışı getirdi. Düşman kırılana kadar toprak verilir, ama ordu sağ kalır. Bu, Napolyon savaşlarından beri uygulanan "doğrusal savaş" anlayışının terk edilmesiydi.
- Siyasi Strateji: Diplomasi-Savaş Koordinasyonu
Kurtuluş Savaşı yalnızca askeri değil, diplomatik bir mücadeleydi. Moskova Antlaşması (1921), Ankara İtilafnamesi (1921) gibi adımlarla bir yandan savaşırken bir yandan da dış güçler arasındaki çelişkileri kullanmayı bildi. İtilaf Devletleri'ni birbirine düşürerek Yunanistan'ı yalnız bıraktı.
- Dönüşüm Stratejisi: Ordudan Topluma
Savaş kazanıldıktan sonra aynı stratejik disiplini toplumsal dönüşüme taşıdı: Harf İnkılabı, Medeni Kanun, kadın hakları, eğitimde laikleşme. "Muasır medeniyetler seviyesi" hedefi, uzun vadeli, aşamalı ve geri dönülemez bir stratejik plandı.
2. Otto von Bismarck (Almanya)
"Demir Şansölye" — kıta Avrupası'nın en soğukkanlı stratejisti.
Amaca odaklı: Almanya birliğini sağlamak.
Geleceği şekillendirme: Fransa'yı izole etmek için Avusturya, Rusya ve İtalya arasında öyle bir ittifak ağı ördü ki, 20 yıl boyunca Almanya'sız bir Avrupa diplomasisi mümkün olmadı.
Bütüncül plan: Avusturya-Prusya Savaşı (1866) ve Fransa-Prusya Savaşı (1870) birbirini tamamlayan iki hamleydi. Bismarck'ın "Ems Telgrafı"nı ustaca kullanması, savaşı hukuken meşrulaştırma stratejisidir.
3. Abraham Lincoln (ABD)
Bir iç savaşı, bir anayasal krizi ve bir toplumsal dönüşümü aynı anda yönetmek.
Amaca odaklı: Birliği korumak. Kölelik karşıtı tavrını bile bu ana hedefe göre zamanladı.
Geleceği şekillendirme: Özgürlük Bildirgesi (Emancipation Proclamation) askeri bir stratejinin parçasıydı. Savaşı "kölelik-savaşı"na çevirerek İngiltere ve Fransa'nın Güney'e desteğini imkânsız hale getirdi.
Bütüncül plan: Savaştan sonraki "Reconstruction" (Yeniden Yapılanma) dönemini savaş bitmeden kurguladı. "Bir ulusun yeniden doğuşu" fikri Gettysburg Konuşması'nda sadece 272 kelimeyle tarif edildi.
4. Charles de Gaulle (Fransa)
Bir ülkenin onurunu ve stratejik bağımsızlığını yeniden inşa etmek.
Amaca odaklı: Fransa'nın büyüklüğü (grandeur).
Geleceği şekillendirme: 1940'ta Londra'da yaptığı radyo konuşmasında bugünkü Fransa'nın temelini attı. Naziler ülkeyi işgal etmişken "Fransa kaybetmedi" diyebilmek.
Bütüncül plan: NATO'nun askeri kanadından çekilmek, Cezayir'e bağımsızlık vermek, Fransa'nın nükleer caydırıcılığını kurmak — hepsi birbirine bağlıydı. Almanya ile iş birliği yaparken ABD'ye mesaj vermek.
Şimdi günümüze bakıyoruz, yukarıda adı geçen liderlerin oluşturduğu stratejilere benzer strateji kuran var mı? Bazılarına plan denilebilir.
Şimdi çıkıyor bazı liderler ekrana diyor ki şu şu şu olay karşısında A planımız, B planımız, hatta C planımız hazır. Planlardan söz ettiğine göre bir strateji oluşmamış. Ee bakıyoruz A-B-C planımız hazır diyen lider, olaylar gerçekleştiğinde ortada ne plan var ne bir şey. Yine kapı ardına dizilen eşyalar, … Ama hakkını yemeyelim belki Plan A’da sıralama dolap, sandalye, koltuk iken Plan B’de sandalye, koltuk, dolap olabilir.
Bu çağın sihri sosyal medyadır, iletişimdir. Olayları yönetirken bu sihri olayları yönetmek için mi yoksa kişisel tanınırlığınız için mi kullanıyorsunuz? İnce bir ayrıntı gibi gözükebilir ama sonuca etkisi açısından çok önemlidir.
Mustafa Kemal’in yaptığı gibi.. Şu anki koşullara göre kaybediyorum. O halde karşı taraf kazanacağını sansın ben psikolojiyi yöneteyim. Ve psikolojik üstünlük oluştuğunda stratejik hamle ile aslında kazanan ben olayım.
Bir de şu söylem var. EE ben 40 yıldır bu partideyim. Daha kötü ya hiç anlamamışsın. O partideki çaycı kardeşim de 40 yıldır orada, kapının önündeki ağaç da.
Stratejisi olan, iletişim gücü olan ve bir de akla ve bilime önem veren kazanır. Acı olan da şu ki haklı olan maalesef her zaman kazanamıyor. Nokta.



Yorumlar