Ali Demirsoy
- Abidin KILIÇ

- 14 Nis
- 3 dakikada okunur

Başına Profesör yazmadım çünkü unvanı olmadan da hayat O’na Profesörlük unvanı vermiş. Yaşadıkları, dostları, düşmanları O’nu zaten bir hayat Profesörü yapmış.
Ali Hocam ile tanışmamız beş yıl öncesine dayanıyor. Her yıl düzenlediğimiz “International Conference on Natural Sciences and Technologies” e 2022’de kendisini davetli konuşmacı olarak çağırmak istiyordum ve bir Hocamızdan telefon numarasını aldım. Aradım ve hiç tereddütsüz kabul etti. Sonrasında Antalya’da kendisinden çok şey öğrendiğimiz uzun akşam buluşmaları. Meraklı gözlerle kendisini dinleyen genç yaşlı akademisyenler.
Ali Hoca ile ilgili biraz bilgi vermek isterim. Buraya her şeyi sığdırabilmek imkansız.
Prof. Dr. Ali Demirsoy, Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli biyologlardan, akademisyenlerden ve bilim insanlarından biridir. Özellikle evrimsel biyoloji, entomoloji (böcek bilimi) ve genetik alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Demirsoy, bilimin sadece laboratuvarlarda kalmaması, toplumun her kesimine ulaşması için ömrünü adamış bir "bilim elçisi" olarak kabul edilir.
Ali Hocam, 1945 yılında Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde dünyaya gelmiş, İlk ve orta öğrenimini Kemaliye'de tamamladıktan sonra, 1962 yılında Ankara Gazi Lisesi'nden mezun olmuş. Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Tabii İlimler Bölümü'nde sürdüren Ali Hoca, 1966 yılında buradan mezun olmuştur.
Akademik kariyerine olan tutkusu onu Erzurum'a sürüklemiş ve Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi'nde asistan olarak göreve başlamış. 1971 yılında "Erzurum ve Civarı Vilayetlerin Orthoptera Faunası" başlıklı teziyle doktorasını tamamlamış. Bu çalışma, Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğini anlama yolundaki ilk önemli adımlarından biridir.
Doktora sonrası çalışmalarını Almanya'da (Berlin ve Hamburg üniversitelerinde) sürdüren Ali Hocam, 1978 yılında doçent, 1982 yılında ise profesör unvanını almıştır. Kariyerinin büyük bir bölümünü Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde geçirmiştir. 1984 yılında aynı fakültenin dekanlığı görevini üstlenmiş ve idari sorumluluklar alarak üniversitenin bilimsel gelişimine katkıda bulunmuştur.
Ali Hocamın uzmanlık alanı başlangıçta entomoloji, özellikle de düz kanatlılar (Orthoptera) üzerine yoğunlaşmış, ancak zamanla ilgisi, biyolojinin en temel ve kapsayıcı kuramı olan evrimsel biyolojiye kaymış. Türkiye'de evrim kuramının doğru anlaşılması ve öğretilmesi konusunda en yetkin isimlerden biri haline gelmiştir.
Ali Hocam üretkenliğiyle tanınan bir yazardır. Akademik ders kitaplarından popüler bilim kitaplarına, denemelerden bilimsel romanlara kadar geniş bir yelpazede eserler vermiştir.
“Yaşamın Temel Kuralları” adlı kitap dizisi ile üniversite yıllarında tanıştım. Biyoloji Bölümündeki arkadaşlarımın ellerindeki tuğla kalınlığındaki kitapların aslında bir cevher olduğunu öğrenmem çok uzun sürmedi. Biyolojinin tüm alanlarını kapsayan, Türkiye'deki biyoloji eğitiminin temel taşlarından biri olan çok ciltli müthiş bir eser. Ali Hoca’nın evindeki kitaplığının baş köşesinde ve O’nun için çok değerli.
Sayısı 100’ü aşan kitaplarının içinde Kalıtım ve Evrim (Genetik ve evrimsel süreçleri bilimsel bir titizlikle ele alan kapsamlı başvuru kaynağı), Genel ve Türkiye Zoocoğrafyası (Hayvanların coğrafi dağılımını ve Türkiye'nin bu konudaki özel konumunu inceleyen çalışma), Herkes İçin Evrim El Kitabı (Evrim kuramını karmaşık terimlerden arındırarak halkın anlayabileceği bir dille anlatan eser), 2035: Sonun Başlangıcı (Küresel ısınma, çevre kirliliği ve insanlığın geleceğine dair distopik ama bilimsel temelli bir uyarı kitabı) hemen aklıma gelenler.
Ali Hoca’yı diğer akademisyenlerden ayıran en önemli özelliklerinden biri, bilimsel bilgiyi halka indirme çabasıdır. Televizyon programları, konferanslar ve gazete yazılarıyla evrimsel biyolojiyi, doğa korumayı ve bilimsel düşünceyi savunmuştur. Özellikle evrim kuramı üzerindeki toplumsal önyargıları kırmak için kanıta dayalı bir dil kullanmıştır.
Doğa sevgisi ve çevre bilinci aşılamak adına yaptığı çalışmalar, Türkiye'nin biyolojik zenginliklerinin korunması konusunda farkındalık yaratmıştır. "Bilim, dogmalardan arınmış bir düşünce biçimidir" ilkesini her fırsatta vurgulayan Demirsoy, genç kuşaklara eleştirel düşünme yetisi kazandırmayı hedeflemiştir.
O’nun insanlarla kurduğu samimi ilişkilere şahidim. Bu nedenledir ki Anadolu’nun her yerinde dostları vardır. Etrafında O’na yaşama sevinci veren sevgi yumağı ile yaşar.
Ali Hoca düzenlediğimiz ICONAT konferanslarına üç kez katıldı, çok değerli anılar biriktirdik. O her konuşmasında gözüne birini kestirir ve ona laf atarak salondaki havayı yumuşatır. Bu genellikle en samimi olduğu kişilerden biridir. Bu satırların yazarı da bundan nasibini birkaç kez almıştır.
Hocanın memleketi Kemaliye’ de adına açılmış bir Doğa Müzesi var. Ben en yakın zamanda gideceğim. Size de görmenizi öneririm.
Bugün Prof. Dr. Ali Demirsoy, sadece bir biyolog değil, aynı zamanda bir düşünür ve doğa savunucusudur. Binlerce öğrenci yetiştirmiş, 100’ü aşan kitap yazmış ve Türkiye'de biyoloji biliminin kurumsallaşmasına öncülük etmiştir. Onun mirası, yazdığı kitaplarda, yetiştirdiği bilim insanlarında ve toplumda uyandırdığı bilimsel merak duygusunda yaşamaya devam etmektedir. 80’i aşan yaşına rağmen ülkemizin her bireyine az da olsa katkı vermek amacıyla -babasına verdiği sözü tutarak- hiçbir karşılık beklemeksizin çağrıldığı her yere gitmeye çalışmakta, yetebildiğince insanlara ulaşabilmek için çaba göstermektedir. Umarım koltuklarına sığamayan akademisyenlere örnek olur.
Ali Demirsoy'un çalışmaları, doğanın işleyişini anlamanın sadece. bir akademik uğraş değil, aynı zamanda insanın kendi varoluşunu ve geleceğini anlamlandırma çabası olduğunu bizlere hatırlatmaktadır.
Ali Demirsoy'un çalışmaları, doğanın işleyişini anlamanın sadece bir akademik uğraş değil, aynı zamanda insanın kendi varoluşunu ve geleceğini anlamlandırma çabası olduğunu bizlere hatırlatmaktadır.
Bu ülkenin çok Ali Demirsoylara ihtiyacı var. Ülkem Ali Hoca’nın değerini daha çok bilmeliydi. Umalım ki yeni Ali Demirsoyların değeri bilinsin.



Yorumlar